ANTIK MISIR' DA YEMEK KULTURU

 

"Eski Mısır beni her zaman büyüleyen bir konu olmuştur. Bu konuda sayısız kitap okudum, hala da okumaya devam ediyorum. Okuyacağınız bu yazı dizisi yabancı kaynaklardan derleme - tercüme şeklinde hazırlanmıştır. Kaynak göstererek kullanabilirsiniz..."

 

Kendilerine komşu ülkelerde kıtlık olsa bile Eski Misir’ lılar Nil vadisinin ülkeleri için her zaman verimli olacağından emindiler. Mısır’ lıların temel yiyecek ve içeceği olan ekmek ve bira, yetiştirdikleri en temel iki üründen sağlanırdı :  Buğday ve arpa. Buğdaydan ekmek dışında pasta ve kek gibi diğer unlu mamulleri de üretirlerdi.

 

Şeker olmadığı için zengin insanlar balı, düşük gelirli aileler de hurma ve meyve sularını tatlandırıcı olarak kullanırlardı.

 

Eski Mısır’ da tat yönünden kuvvetli yiyecekler olan soğan ve sarımsak çok sevilirdi. Bu yiyeceklerin aynı zamanda sağlık için faydalı olduğu düşünülürdü.

 

Sebze olarak bezelye, marul , salatalık ve pırasa da çok tüketilirdi. Sebzeler genellikle sirke – yağ karışımı ile servis edilirdi.

 

İncir, hurma, nar ve üzüm bu sıcak iklimde üretilebilen az sayıda meyvelerdendi. Zengin aileler yetiştirdikleri üzümleri şarap olarak da değerlendirirlerdi.

 

Orta gelir grubuna sahip kişiler balık ve kümes hayvanları tüketirlerdi. Otlak alanlarının kısıtlı olmasından dolayı et pahalıydı ve ancak şenlik ve bayram günlerinde koyun, keçi veya domuz yiyebilirlerdi.

 

Eski Mısır’ lılar yiyeceklerini çömleklerde ve tahıl ambarlarında depolarlardı. Balık ve etler saklamak için özel işlemlerden geçirilmek zorundaydı. Tuzlama bu metotların ilkiydi. Bir diğer metot ise balığı güneşte asarak kurutmaktı.

 

Vasat gelire sahip ailelerde yemekler evin hanımı tarafından pişirilirdi. Daha zengin ailelerde uşaklar çalışır ve yemekler genellikle erkek olan aşçı tarafından pişirilirdi.

 

Eski Mısır’ lılar fırın kullanırdı ve yemeklerini kaynatarak, fırınlayarak veya kızartarak pişirirlerdi. Az sayıda mutfak gerecine sahip olan Eski Mısır’ lılar tarafından en çok havan eli, dibek ve elek  kullanılırdı.

 

Antik Mısır’ da tüketilen yiyeceklerin az sayıda da olsa bir kısmı halen tüketilmektedir. Örneğin bakladan yapılan bir kahvaltı yiyeceği olan “ful medammes” ve “Hummus” bu yiyeceklerden bazılarıdır.

 

Antik Mısır’ da da durum günümüzdekinin aynıydı : Ne kadar zenginseniz , o kadar iyi yemek yersiniz...

 

 

 

 

Antik Mısır mutfağında ekmek en önemli besin maddesiydi. Bu ekmek, bugün yediğimiz ekmekten farklıdır. Eski Mısır’ lıların tükettiği ekmek çok sert ve pütürlü kıvamdaydı. Bu kıvamı ile özellikle dişlere çok zarar verirdi.

 

Nil Nehri ve onun verimli nehir setleri Antik Mısır’ lıların beslenmesinde temel öğeydi. Nil Nehri’ nin neredeyse siyah olan verimli çamuru dışında kalan topraklar neredeyse tamamıyla kuru çöl toprağıydı. Bu verimli toprak Mısır’ lılara Nil Nehri boyunca yerleşen ilk Mısır’ lıların zamanından beri süregelen verimli ve cömert bir tarım sistemi kurmalarına olanak sağladı. Kısacası Mısır’ a can veren Nil Nehri’ ydi, çünkü normalde Mısır’ a düşen yıllık yağış miktarı verimli bir tarım için asla yeterli değildi.

 

Nil Nehri aynı zamanda balık yönünden de çok zengindi; bu nedenle Antik Mısır’ a ait pek çok yemek tarifinde balık içeren yemeklere sıkça rastlanmaktadır.  Çöl coğrafyasına sahip Mısır’ da hayvancılık yapmak çok zordu, bu nedenle domuz ve sığır eti içeren yemek tariflerine sıkça rastlanmamaktadır.

 

Nil Nehri tarafından sağlanan verimli toprak buğday üretimi yapmaya imkan sağlıyordu.  Buğdaydan elde edilen un pek çok hamur işinin yapılmasına imkan sağlardı. Hamur işleri genellikle bal ile tatlandırılırdı. Eski Mısır’ da ekmek yapımı emek yoğun bir işti; çünkü buğday el değirmenleri ile öğütülür ve arkaik fırınlarda pişirilirdi.

 

Sebzelerin Mısır mutfağında önemli bir yeri vardı. O günlerden günümüze gelen pek çok tarifte bezelye ve baklaya sıklıkla rastlanır. Soğan ve sarımsak çok beğenilen ve fazla tüketilen sebzelerdi. Kayıtlara göre pırasa, marul, lahana ve turp da pek çok tarifte yer almaktadır.

 

Öğünleri oluşturan yemek çeşitleri direk olarak kişilerin refahı ile ilgiliydi. Hindistan cevizi ve zeytin gibi meyveler sadece zengin kişilerin alabilecekleri kadar pahalıydı. Fakir Mısır aileleri sadece bahçelerinde yetiştirdikleri sebzeler ve buğdaydan elde ettikleri ürünlerle beslenebiliyorlardı.

 

Nil nehri sayesinde neredeyse sınırsız miktarda elde edilebilen hububat , çok az bozulmalarla saklanabiliyordu. Elde edilen hububat kamusal depolarda saklanırdı. Hububattan un elde etme işlemi günlük yapılan uzun bir işlemdi. Buğday önce ezilir, sonra da öğütülürdü. Öğütülen buğday daha sonra basit bir değirmene aktarılır, un kıvamına gelene kadar öğütülmeye devam edilirdi. Yapılan ekmekler genellikle bal, çeşitli meyveler, fındık ve yağ gibi malzemelerin ekmek hamuruna katılarak pişirilmesi ile tatlandırılırdı.

 

Lahana çok lezzetli bulunarak tüketilen bir sebzeydi. Kaynatılarak pişirilir ve her öğünün ilk yemeği olarak tüketilirdi. Eski Mısır’ da zeytin yetiştirilemiyor ve zeytinyağı yapılmak üzere diğer ülkelerden ithal ediliyordu.

 

Hububat gibi balık da temel yiyeceklerdendi. Ancak üst sınıfa mensup bazı Mısır’ lılar balık yemekten kaçınırdı. Balık mezarlara konulan yiyecekler arasında asla yer alamazdı. Bazı balıkların yenmesi ise kanunen yasaktı. Balık haşlanarak, kızartılarak, fırınlanarak veya kurutularak tüketilirdi.

 

Bal çok çeşitli şekillerde kullanılarak Eski Mısır mutfağında çok değerli bir yer almıştı. Şekerin yerine tatlandırıcı olarak veya tatlılara, ekmeğe ve pastalara katılarak kullanılırdı. Balın iyileştirici gücüne inanıldığından ilaç hammaddesi olarak yaygın bir kullanım alanına sahipti. 

 

Eski Mısır’ lılar mayalı ekmeği ilk yapan ulus olarak bilinir. Yakın zamanlarda keşfedilen mezarlarda 4000 yıl önce yapılan ekmek  parçaları bulunmuştur.

 

Eski Mısır’ ın damak tadını keşfetmek fasulye türü sebzeleri ve soğanı bol bol yemekten geçer. Bu ürünler modern Mısır’  lılar tarafından da çokça tüketilmektedir. Soğan, sarımsak ve pırasa gibi sebzeler Eski Mısır’ da tıbbi önem taşıyan ürünlerdi. O günlerden günümüze gelen duvar resimleri soğan demetlerini taşıyan rahipleri göstermektedir. Yeni mahsulün alındığı günlerde soğan ve sarımsak festivalleri düzenlenirdi. Festivalden bir gece önce Mısır’ lılar yastıklarının altına bir parça yeşil soğan veya bir parça sarımsak koyar , ertesi sabah uyandıklarında ilk iş bu parçaları koklayarak festivali karşılarlardı.

 

KAYNAKÇA :

 

 

Yorum Yaz